Büyük tuvaller üzerine ağırlıklı olarak yağlıboya tekniği ile çalışan ve dışavurumcu bir anlatım dili kullanan Zuhal Kıvılcım yapıtlarında, saf ve katışıksız renkler yerine karıştırılmış renklerin oluşturduğu nüansları yakalamaya çabalıyor. Doğa çıkışlı leke ve renk kompozisyonlarını monotonluğa düşmeden özgür bir biçime gerçekleştirmeye çalışıyor. Peyzajlarına son yıllarda daha çok soyut bir anlatımın hakim olmaya başladığı gözlemlenen sanatçı, her yeni resminde ele aldığı bir rengi yeniden farklı bir biçimde keşfetmek ve özgün tadlar yakalamak arayışını sürdürüyor.

Ayla Ersoy

“Sanatçının çıkış noktası doğa olmakla birlikte, görünen nesnesel doğaya bağlı kalmayan imgesel bir doğa bu. Bireysel gözlemleri ve izlenimlerini imgelem süzgecinden geçirdikten sonra geriye kalanlarla oluşturduğu doğa görüntüleri.

Zuhal KIVILCIM coşkulu, korkusuz, serbest fırça kullanımı ile biçimlendirdiği peyzajlarında deniz konusuna ağırlık veriyor. Bu yarı soyutlarndırılmış kompozisyonlarına duyarlı bir romantizm hakim. Devingen bir dinamizm içinde kıyıya ya da kayalara vuran dalgaların hırçın çırpınışını ve suların sesini rahat bir resimsel anlatım içinde duyumsatıyor.

Sanatçı öykünmelerden uzak, kendi resmini yapabilme ve özgün çözümlemelere ulaşma çabası içinde. Toprağın yeşilini, uçsuz bucaksız ovaların dinin görüntüsünü, taşları, kayaları yalınlaştırıp soyutlayarak resmine alırken kullandığı beyaz renklerle resme redinlik etksii kazandırıyor. Aynı rengin toplamaları ile kontras renkler bir uyum oluşturuyor ve tuvallerde yeni kımıltılar sağlıyor. Aynı temayı ısrarla, aceleci fırça vuruşları ile tekrar tekrar işleyerek resimlerinde bilinçli bir bütünselliği de sağlamış oluyor.    

Son resimlerinde gözlemlenen parçalanmalarla sanatçı, yeni bir yöne doğru gittiğinin de ilk işaretlerini veriyor.”

ana sayfa ozgecmisi isleri hakkinda sergileri haberler iletisim